Dijital Minimalizm 3: Mobil Cihazlarınızı Sadeleştirin!
- Gökhan Avcı
- 22 Ağu 2019
- 4 dakikada okunur
Mobil Cihazlarınızı Basitleştirin
En sevdiğimiz insanların suratlarına bakmak yerine, gözümü ayıramadığımız telefonumuz ile ilişkimizi sadeleştirmek. Sanırım en zoru bu olacak. Artık tek telefon da değil. Saatler, yüzükler, tabletler hatta deri altı cihazlar…
Modern insanın en büyük özelliği biraz abartmak tabii ki.
Şöyle 20 yıl geriye gidelim. Cep telefonu dediğinizde karşınızdaki hiçbir şey anlamıyordu. Çünkü muhtemelen karşınızdaki kişi 1-2 yıl önce çevirmeli ankesöründe jetonunu yutturduğu için sinir harbini tatmış biri olabilirdi. Zaman tahmin ettiğinizden çok daha hızlı ilerliyor.
Şimdiden hayatımızın bu kadar merkezine girmiş bir kavram üzerine minimalleşmenin oldukça zor olacağını paylaşmalıyım. Adım adım başlayalım isterseniz.
Telefon ve Tabletinizin Yeri Belli olsun
Herkes yeri bilmeli. Hayatımızda çok değer verdiğimiz kişiler, anlar ya da olaylar gerçekleşiyor. Fakat biz, en son 20 sene önce gördüğümüz ilkokul arkadaşımızın bodrum plajlarındaki kırıtmalarına yorum yazarken bu değerli anları kaçırıyoruz, kişileri üzüyoruz ya da vakit öldürüyoruz.
En çok çocuklu ailelerde bununla karşılaşıyorum. Zihinsel engelli bireylerin dahi kolay kullanabilir olmasına göre tasarlanmış telefonları çocuklarının kolaylıkla kullanabildiği için övünen farkındalığı düşük ebeveynlere üzülüyorum. Daha da kötüsü; çocuklarına kolay yemek yedirmek için ya da sevdiği beyin yakan dizisini rahat rahat seyredebilmek için çocuklarına telefon veren kör ebeveynlere çok kızıyorum. Bayramda annesine 3 gün ziyarete giden koca bebeklerin tik toklamasına, twitterda vatan kurtarmasına ya da instagram fenomeni olma çabasını anlayamıyorum.
Gerçek değerleri kaçırmamak için telefon ve tabletinize bir yer belirleyin. O yer kolay kolay görmeyeceğiniz bir yer olsun. Yarım saatte bir gidip o telefonunuzu kontrol edin. Sesini de kısmayı unutmayın. Yarım saat hiç kimseye hiç bir şey kaybettirmez. Emin olun herkes alışacak. Ben denedim ve çok güzel oldu...
Uygulamaları silin:
Sık sık kullandığınız uygulamalar dışındaki bütün uygulamalarınızı silin. Çünkü uygulamaların belli başlı amaçları vardır. Bu amaçlara alet olmayı. Siz istedikleriniz alın.
Kullanıcı sadakatini arttırmak
Kullanım sıklığını arttırmak
Kullanıcı deneyimini kolaylaştırmak
Satış (7/24)
Sizi okumak, takip etmek
Sizin hakkınızda daha çok bilgi toplamak
vb. onlarcası
Sık kullanmadığınız için telefondan sildiğiniz bu uygulamaların browser versiyonlarının olduğunu unutmayın. Browser üzerinden bunları kolaylıkla kullanabilirsiniz.
Çünkü kalabalık bir ekran sizi oldukça yoracaktır. Dahası sık sık dikkatinizi dağıtacaktır. Bu cihazların bizim hayatımızı kolaylaştırması ve zenginleştirmesi amaçlanıyor. Sade bir masa üstü ya da ekran, cihazın daha fonksiyonel kullanımına imkan sunacaktır.
Daha da önemlisi her uygulama indirdiğinizde bir kutucuğa basarak onay verip, senin cihazından almak istediği her türlü bilgiyi alması için ona izin veriyorsunuz. Bunun Türkçe tercümesi
Birilerinin senin manipüle etmesi için senin hakkında her şeyi öğrenmesine izin veriyorsun.
Big brother is watching you!
Sosyala medyayı ne kadar kullandığını ölçün
Bir çok cihaz, hangi uygulamayı ne kadar kullandığınızı ölçerek siz gösteriyor. Bu alandan uygulamaları ne kadar kullandığınızı sık sık inceleyin. Kendinize bu konu hakkında sorular sorun...
En çok hangi uygulamada vakit harcıyorsunuz?
Neden bu kadar çok vakit harcıyorsun?
Harcağınız bu vakte karşılık elde ettikleriniz nedir?
Bu ölçümler ve sonucunda sorulan soruların cevapları bize doğru ihtiyaçları tanımlayacaktır.
Sosyal medya hesaplarınızı yavaş yavaş silin:
Eminim bu başlığı okuduğunuzda göz bebekleriniz biraz büyüyecek. Korkmayın. Sadece deneyin. Başaracaksınız.
Sosyal medya hiç de kötü bir şey değil ama çok kötü bir alışkanlık haline gelebiliyor. Maalesef çoğumuzda bu kötü alışkanlığa sahibiz. Buluşmalarda arkadaşlarınızla ya da aileniz birlikteyken kendinizi 3’den fazla kez susmuş ve telefonunuza bakarken bulursanız, emin olabilirsiniz, artık kötü bir alışkanlığınız var. Belki bağımlılık da olmuştur.
Belki farkında değilsiniz ama sanki bir sosyal medya gurusu gibi cihazlarımızda bir çok sosyal medya uygulaması bulunuyor. Facebook, Twitter, instagram, tumblr, youtube, friendfeed, snapchat, pinterest, flickr, linked-in, Google+, foursquare, vine ve benzeri onlarcası. Bunların yarısına günde 15’er dakika harcamış olsanız, ortalama 1,5-2 saat’e yakın bir zaman gidecek. Kaldı ki 15 dakika içinde kim hangi mekana gidip kiminle ne yemişi anlayamayacağınız için bu süre daha da uzayacaktır. O yüzden en az kullandıklarınızı silmek sizin için güzel bir başlangıç olabilir. Zaman geçtikçe diğerlerini de sileceğinizden eminim.
Unutmayın, ihtiyaç durumunda browser üzerinden girip kullanabilirsiniz. Burada "ihtiyaç" en önemli anahtar kelime...
Mobil cihazlarınızı azaltın:
Kara cumalarda, lansman akşamlarında ya da indirim dönemlerinde gaza gelerek satın aldığınız aynı işi yapan birden fazla cihaza baktığınız ne düşündüğünüzü merak ediyorum. Kendi kendinize soruyor musunuz: “aynı işi yaptığım 2 farklı aleti neden aldım?”, “bu aletleri almak için ne kadar zamanımı sattım?” ya da “bu aletler olmasa hayatımda ne değişir?”.
Macbook ve Iphonun en son versiyonuna sahipken, Ipad ve Ipad Mini’si olan ve yeni seri Iwatch üzerinden mesaj okumak isteyen kimseler bize hiç de acayip gelmiyor. Çünkü markalar bunu istiyor. Hepsi senin olmalı ve senin hayat tarzını zenginleştirmeli (!).
Bazen siz almak istemeseniz de teknoloji sizin kucağınıza düşebiliyor. Çalıştığınız yer size kolay iletişim için yeni bir telefon verebiliyor.
Her ne olursa olsun, elinizde aynı amaca hizmet eden birden fazla cihaz bulundurmayın. Hepsinden daha da önemlisi, ihtiyaçlarınızı doğru ve gerçekçi belirlemeliyiz.
Unutmayın O her bir mobil cihazlar için avuç dolu paralar döküyorsunuz. O para için de hayatınız en değerli şeyi olan “zaman”ı satıyorsunuz. Ya da o her bir cihazı üretmek için uzak doğuda çocuk işçiler inanılmaz düşük rakamlara çalışıyor.
İhtiyaçlarınızı doğru belirleyin:
Hepimiz en iyisine sahip olmak isteriz, değil mi?
Peki en iyisi hangisi?
En büyük olan mı?
En ağır olan mı?
En pahalı olan mı?
Ya da en çok özellikli olan mı?
En iyisi, sizin ihtiyaçlarınıza en iyi cevap verendir. İhtiyaçlarımız, fonksiyon, ağırlık, şıklık, ucuzluk, boyut vb bir çok şey olabilir.
Hepimiz en iyisini ve en donanımlısını isteyip piyasadaki en pahalı ürünleri alıyoruz. Nihayetinde yaptığımız şey piyasanın en pahalı telefonu ile facebook’a girmenin ötesine geçemiyor. Ama beklentimiz sadece internet erişimi kaliteli olan, yüksek çözünürlüklü kamerası olan basit bir telefon. Ama çuval dolusu para verdiğimiz cihaz, çift sim kartlı, parmak izine duyarlı, vb bizim ihtiyaçlarımızdan oldukça fazla nitelikte bir ürün oluyor.
Dikkatli olmalıyız.
İhtiyaçlarımızı doğru belirleyebilmek için önümüze bir kağıt ve kalem ve ihtiyaçlarımızı tek tek yazalım. Bu ihtiyaç listesinden bizim için en önemli 3 tanesi seçelim. 3 özellikten daha fazlası zaten o cihazın sunabileceğinden fazlasıdır. Her ürün kendisini ana bir alana odaklar; bu alan spesifik 2 ya da en fazla 3 tane özelliği üzerinde barındırır. Kalan diğer özellikler ise hem sizin hem de üretici için tamamlayıcı özelliklerdir. O yüzden siz de net ürüne odaklanın.



Yorumlar