Nasıl Bir Şey Oluyor Bu "Minimalist Yaşam"
- Gökhan Avcı
- 25 May 2019
- 3 dakikada okunur
Sanayi çağının üretim yeteneklerinin artması ile tüketim derelerinin sellere dönüşerek toplumları esir etmesi neticesi ile olgulaşan bir dönemde insanların ya da toplumların kendine dönüştürme hikayesinin değerli bir çabasıdır Minimalizm. Genel itibari ile somut ve soyut yaşam deneyimlerinin yaşam konforunu ve bireysel mutluluğu/tatmini arttıracak şekilde yönetilmesini kapsıyor. Modern çağda tüketim, birey hayatının ön önemli tanımlayıcısı olduğu için tüketimi; amacı olan, anlamlı perhizler ile yönetmek olarak da özetlenebilir Minimalizm.
Minimalizm benim için başlarda sadece tarzını ve sonuçlarını sevdiğim mimari bir üslüp olarak mimarlık aşkımı okşayarak hayatıma girdi. Tadao Ando’nun işlerindeki gibi dingin ve tatminkar bir ruhun yoksa geçekten işiniz zor bu zamanda. Çünkü yaşadığınız her şey, sizi daha çok tüketmeye ve hayatlarımızı kalabalıklaştırmaya yönlendiriyor. Bir yerden sonra da sizin hayatınıza yer kalmıyor…
Bir bakıyorsunuz ki; koca koca insanlar olmuşuz, her şeyimiz tam takım, arabamız evimiz, Iphone X’lerimiz, tabletlerimiz, sörf tahtalarımız snowboardlarımız, partilerden partilere aktığımız bıdı bıdı trendinin dipi hayatlarımız ve daha cabası. Hiç beklemediğimiz bir anda bir şeyler tersyüz oluyor ya da kaderin cilveli bakışları ile karşı karşıya geliyoruz. Her şeyiniz var ama hissettiğiniz tek şey büyük bir boşluk; eksik, yetersiz ve açlığı hiç bitmeyecek hüzünlü kurabiye canavarı.:) O bu canavar bildiğiniz susam sokağındaki canavar değil. Gerçek bir canavar; sizi yiyip bitiren ama hissettirmeyen bir canavar.
Her şeyimiz var, fakat hiç bir şeyimiz yok. GA
Peki neden? Hatta nasıl?
Son 30 yıla şöyle bir baktığımızda, artık her şeyin daha kolay erişilebilir olduğunu görüyoruz. İçinde bulunduğumuz bolluğu sadece nesneler ile kısıtlamamak gerekli. Hem ürün hem deneyim hem de bilgi hem de iletişim noktası bolluk içinde yüzüyoruz. İhtiyacımız olandan fazlasına sahibiz. Tüketebileceğimizden kat ve kat fazla seçeneğimiz var.
Daha çok deneyimlemek, daha çok erişebilmek, daha çoğuna sahip olabilmek ve daha çok tüketebilmek istiyoruz. Bunun için çabalıyoruz ve daha çok çalışıyoruz. Bu “daha”lar günden güne artarken sahip olduğumuz en önemli şey olan “yaşam”ı kaçırdığımızı hissetmeye başlıyoruz. Başka bir sonuç olarak, sürekli bir şeylere yetişmeye çalışırken buluyoruz kendimizi. Oysaki tüm bunları yaparken esas eksenimiz olan yaşam ve mutluluktan adım adım uzaklaşıyoruz. Zaman; onun farkında olmadığımız için bizi cezanlandırırcasına çok daha hızlı geçiyor, biz farkına varmadan.
Sonuç olarak, kendimize ait olduğunu sandığımız şeyler için çabalar olarak buluyoruz kendimizi. Diğer taraftan bakarsak da, “sahip olduklarımızın bize sahip olduğunu” görüyoruz. Nihayetinde içimizde tam olarak tarifleyemediğimiz bir boşluk belirmeye ve günden güne büyümeye başlıyor. Bu boşluk en değerli şeyimiz olan hayatımızın tatminsizlik içinde akıp gitmesine sebep oluyor.
Oysaki sadece gerçek anlamda bize ait olanlara sarılıp hayatımıza katma değer yaratmak için çabalamamız yeterli olacaktır. “Bize ait olan”ları sadece nesneler ile sınırlamanın oldukça yüzeysel kalacağını savunuyorum. Çünkü dünyamızın büyüyen ekonomisi artık sadece nesneler ile yetinmiyor. Bilgi akışı, kültürü, deneyimleme yöntemleri, hizmetleri, sosyal dayatmaları, tarz/stilleri vb bir çok şey, fiziksel nesne ve ürünlerden daha çok hayatımızı sarmış durumda.
Peki sahip olduğumuz, bu fiziksel olan ya da olmayan bütün ürünlerin hangisi bizim hayatımıza dair. Önce buradan başlamalıyız.
Bizi biz yapan “şeyler” ne?
Bizi, ulaşmak istediğimiz yere götürecek olanlar hangileri?
Birkaç basit soru ile bunları kolayca keşfedebiliriz.
Varlık analizi
· Gerekli mi?
· Ne sıklıkla ihtiyaç duyuyorum?
· En son ne zaman kullandım?
· Bir daha ne zaman ihtiyaç duyarım?
· Temini kolay mı?
· Yok oluşu fayda sağlıyor mu?
Değer analizi
· Bana yarattığı katma değer ne?
· Hedeflerime hizmet ediyor mu?
· Tüketilmesinin benim dışındakilere etkileri nedir?
Ana hatları ile genel bir başlangıç yapmaya çalıştım. Detaylandırmaya kalktığımızda bizi hem özgürleştirecek hem de sıkı bir perhize sokacak bir çok detayı barındırsa da sizleri motive edecek bazı şeyler aktarmaya çalıştım.
Minimalist olmak şık, nötr renkli sade çizgilerden oluşan bir gömlek giymekten daha fazlasını barındırıyor. Gerekenlere sahip olduğunuz, değer katanlarla da zengileştiğiniz bir hayat disiplinidir minimalizm. GA
Farklı anlamlar barındırsa da, doğru taraftan anlayacağınızı düşünüyorum.
“Harcadıktan sonra kalanı biriktirmeyin, Biriktirdikten sonra kalanı harcayın” Warren Buffet.





Yorumlar